I Am Bolt, 2016 yapımı bir belgesel. Benjamin Turner ile Gabe Turner'ın yönettiği film, dünya rekortmeni sprinter Usain Bolt'un kariyerine ve dokuz altın madalyalık yolculuğuna odaklanıyor. Spor belgeseli demek biraz eksik kalır; çünkü kamera yalnızca pistteki o meşhur anlara değil, Bolt'un antrenmanlarına ve özel hayatına da giriyor. Jamaika'daki gündelik ritim ile Olimpiyat sahneleri arasında gidip gelen bir yapı var. Dönem olarak 2015 sezonu ve Rio Olimpiyatları çerçevesinde geçiyor.
Başrolde doğal olarak Usain Bolt var. Pelé, Neymar ve Serena Williams da filmde görünüyor; sporcuların birbirine dair gözlemleri belgesele ayrı bir samimiyet katıyor. Anlatım ilham verici ama bağırmıyor. Bolt'un nasıl bu noktaya geldiğini adım adım izlerken, madalyaların arkasındaki tekrar eden emeği de görüyorsunuz. Gerçi belgeselin asıl derdi rekorlar değil; rekorları kovalayan insanın kendisi.
Rotten Tomatoes'ta 242 değerlendirme üzerinden %83 onay oranı yakalamış olması, filmin seyirciyle kurduğu sıcak bağın bir göstergesi sayılabilir. Ne var ki burada kusursuz bir portre beklemeyin; daha çok, pistin dışında da bir hayat olduğunu hatırlatan sakin bir bakış var.