Benim Rembrant'ım 2019 yapımı bir belgesel ve yönetmen koltuğunda Oeke Hoogendijk var. Film, Eski Ustalar dünyasının kapılarını aralarken Rembrandt tutkusunun insanları nerelere sürüklediğini anlatıyor. Jan Six, Duke of Buccleuch, Eric de Rothschild ve Thomas S. Kaplan gibi isimler kendi tablolarıyla kurdukları bağı gözler önüne seriyor. Açıkçası bir sanat belgeselinden beklenenden fazlası var burada; koleksiyonculuk, politika ve takas hikayeleri iç içe geçiyor.
İşin en hareketli kısmı Fransa'da geçiyor. Baron Eric de Rothschild'in iki Rembrandt'ını satışa çıkarması, Rijksmuseum ile Louvre'u karşı karşıya getiriyor. Ortaya çıkan mücadele hayli sert. Öte yandan Hollandalı sanat simsarı Jan Six, bir değil iki "yeni" Rembrandt resminin peşinde. Kimin elinde ne olduğu, neyin gerçek sayılacağı derken belgesel bir tür dedektif hikayesine dönüşüyor.
Rembrandt'ın ölümünden 350 yıl sonra hala aynı tablolar etrafında bu kadar güç savaşı dönmesi ilginç. Hoogendijk kamerasını koleksiyonerlerin tutkusuna ve kibirlerine yaklaştırıyor, ama yargılamadan yapıyor bunu. Gerçi film boyunca asıl merak edilen şey sanatın kendisinden çok, ona sahip olma arzusu.