The Bloodhound, 2020 yapımı bir Patrick Picard filmi. Tür etiketi gizem, gerilim ve korkuyu yan yana koyuyor ama burada işin ağırlığı üçüncüsünde. Liam Aiken, Annalise Basso ve Joe Adler’in taşıdığı hikaye, Francis adlı bir gencin çocukluk arkadaşı JP Luret’nin ıssız malikanesine çağrılmasıyla başlıyor. JP’nin ailesinden geriye kalan tek kişiler kendisi ve ikiz kız kardeşi Vivian. Evde açıklanamayan şeyler olmaya başlamış. Francis kısa süre içinde kendini halsizlik ve umutsuzlukla örülü bir dünyanın içinde buluyor; oradan çıkmanın tek yolu ise bir ihanetten geçiyor gibi görünüyor.
Anlatım yavaş. Picard acele etmiyor, olayları kovalamak yerine atmosferi biriktirmeyi seçiyor. Mekan çağdaş ama hissettirdiği zaman başka bir yere ait sanki. Huzursuzluk, patlamalarla değil, sessizliklerin uzamasıyla kuruluyor. Açıkçası bu tempoya sabretmek gerekiyor; film seyircisinden de belli bir sessizliğe razı olmasını bekliyor.
Ne var ki hikayenin kökü tanıdık: Edgar Allan Poe’nun “The Fall of the House of Usher” öyküsünün serbest bir uyarlaması bu. Aile, ev, çürüme ve çöküş üzerine kurulu o iskelet korunmuş; geri kalanı kendi çağına göre yeniden döşenmiş. Yorgos Lanthimos’un Dogtooth’unu hatırlatan kapalı dünya hissi de burada kendini gösteriyor. Sonuçta ortada nefes almakta zorlanan, çıkış kapısını aralık bırakan ama tam açmayan bir psikolojik korku var.

Jason Richard Miller
Yönetmen

Amy Tsang
Oyuncu

Jess Allen
Oyuncu

Ed Ackerman
Oyuncu

Alexandre Chen
Oyuncu

Miles Dougal
Oyuncu

Marland Burke
Oyuncu

Silvia Moore
Oyuncu

David Foy
Oyuncu

Heather Palmer
Oyuncu

Kendra Cashmore
Oyuncu