Modern Life Is Rubbish 2018 yapımı bir romantik dram; adını Blur'un 1993 tarihli albümünden alıyor ama filmde duyduğunuz şarkılar Radiohead'den Stereophonics'e, The 1975'e uzanıyor. Yönetmen Daniel Jerome Gill, aslında kendi 2009 kısa filminin uzun metraj versiyonunu çekmiş. Londra'da geçiyor, çağdaş bir zaman diliminde.
Liam ve Natalie on yıl önce müzik sevgisiyle tanışmış. Şimdi ise ilişkileri o ilk günlerdeki enerjiyi taşımıyor; ayrılma kararı alıyorlar. İşin içine ortak müzik koleksiyonlarını paylaşma meselesi girince, birbirlerine ait plakları, kasetleri ayırmaya koyuluyorlar. Gerçi bu pek de temiz bir ayrılık olmuyor. Bir şarkı çalıyor, sonra bir anı geliyor. Freya Mavor ile Josh Whitehouse'un canlandırdığı çift, koleksiyonu bölerken aslında kendi hikayelerini de parçalara ayırıyor. Tom Riley de kadroda.
Film nostaljik bir ton tutturuyor ama ağırlaşmıyor; yer yer gülümseten anlar var. High Fidelity'nin plak dükkanı sohbetlerini hatırlatan bir havası olmakla birlikte, odağında müzik bilgisi değil, iki insanın ortak bir dil üzerinden birbirini yeniden tanıma çabası var. Açıkçası en çok da şu soruyla uğraşıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey, paylaşılan şarkılar mı yoksa o şarkıları birlikte dinlerken geçen zaman mı?

Daniel Jerome Gill
Yönetmen

Philip Gawthorne
Senarist

Freya Mavor
Natalie

Josh Whitehouse
Liam

Ian Hart
Oyuncu

Tom Riley
Adrian

Jessie Cave
Kerry

Will Merrick
Olly

Steven Mackintosh
Lenny

Sorcha Cusack
Mary

Matt Milne
Gus

Daisy Bevan
Layla